Başbakan Üstel, Muratağa, Atlılar ve Sandallar şehitlerinin hatırasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından hayata geçirilen Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitler Müzesi’nin açılış töreninde konuşma yaptı.
Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin, özgürlüğünün ve egemenliğinin en güçlü teminatının Türkiye Cumhuriyeti olduğunu vurgulayan Üstel, “Türkiye Anavatan’dır, güvencedir, en karanlık günümüzde uzanan kardeş elidir”. ifadelerini kullandı.
Barışın gerçeklerin üzerini örterek ve yaşanan acıları yok sayarak kurulamayacağını söyleyen Üstel, kalıcı barışın temelinin hakikat, adalet, karşılıklı saygı ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi olduğunu dile getirdi.
“Biz artık acıların yaşandığı günlere dönmeyeceğiz. Devletimizden, egemenliğimizden ve özgürlüğümüzden asla vazgeçmeyeceğiz.” diyen Üstel, Anavatan Türkiye ile omuz omuza geleceğe güvenle yürüyeceklerini kaydetti.
-“Şehitlerimizi unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız”
Başbakan Ünal Üstel, bugün bir halkın acıya karşı direnişini, yok edilmek istenirken yeniden ayağa kalkışını ve özgürlük uğruna ödediği ağır bedeli geleceğe emanet etmek için toplandıklarını kaydetti.
“Bugün bir kez daha tarihimize, hafızamıza sahip çıkıyor, şehitlerimize verdiğimiz sözü yineliyoruz. Şehitlerimizi unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.” diyen Üstel, Muratağa, Atlılar ve Sandallar’ın Kıbrıs Türk halkının yüreğinde kapanmayan bir yaranın adı olduğunu belirtti.
Anneler, çocuklar ve henüz hayatının baharında olan gençlerin katledildiğini söyleyen Üstel, aynı aileden, aynı evden, aynı sofradan onlarca insanın acımasızca hayattan koparıldığını kaydetti.
Savunmasız insanların toplu mezarlara gömüldüğünü, ocaklara ve evlere ateş düştüğünü dile getiren Üstel, “Bir halkın yüreğine tarifi mümkün olmayan acılar kazındı” dedi.
O günlerin ne anlama geldiğini bildiğini belirten Üstel, “Bombaların altında yaşamanın ne demek olduğunu bilirim. Gökyüzünden gelen her sesle ölümün biraz daha yaklaştığını hissetmenin ne demek olduğunu bilirim. Bir çocuğun korkusunu, bir annenin çaresizliğini, bir babanın ailesini koruyamama endişesini bilirim.” diye konuştu.
- “Bu müze, acılarımızı yeniden yaşatmak için değil, yaşananları unutturmamak için kurulmuştur”
Üstel, bugünkü konuşmasını, yalnızca bir Başbakan olarak değil o günlerin acılarına tanıklık etmiş bir Kıbrıs Türkü ve şehitlerin emanetine sahip çıkmayı hayatının en büyük sorumluluklarından olarak kabul eden biri olarak yaptığını vurgulayarak, şunları söyledi:
“Bu müze, acılarımızı yeniden yaşatmak için değil, yaşananları unutturmamak için kurulmuştur. Nefreti büyütmek için değil, aynı acıların bir daha yaşanmamasını sağlamak için kurulmuştur. Geçmişini unutan bir halk geleceğini güvence altına alamaz. Biz geçmişimizi biliyoruz. Hangi bedeller ödenerek bugünlere ulaştığımızı biliyoruz. KKTC’nin masa başında kurulmadığını da çok iyi biliyoruz.”
Başbakan Üstel, devletin şehitlerin kanıyla, gazilerin fedakarlığıyla, halkın direnişiyle ve Anavatan Türkiye’nin sarsılmaz desteğiyle kurulduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün kendi bayrağımızın altında, kendi devletimizin çatısı altında özgürce yaşayabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve en zor günümüzde yanımızda duran Anavatan Türkiye’ye borçluyuz. Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin, özgürlüğünün ve egemenliğinin en güçlü teminatı Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Türkiye Anavatan’dır, güvencedir, en karanlık günümüzde uzanan kardeş elidir. Bu anlamlı eserin hayata geçirilmesine verdiği güçlü destek dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne Kıbrıs Türk halkı adına yürekten teşekkür ediyorum.”
Her zaman olduğu gibi bugün de yanlarında bulunan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a teşekkür eden Üstel, “Şehitlerimizin hatırasına gösterdiğiniz hassasiyet ve Kıbrıs Türk halkına verdiğiniz güçlü destek bizim için son derece değerlidir.” dedi.
Üstel, bu müstesna eseri kazandıran Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’na, yöneticilerine, mimarlarına, mühendislerine ve bütün çalışanlarına ayrıca Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı ile üyelerine teşekkür etti.
Bu bölgenin acısını yüreğinde taşıyan, yıllardır şehitlerin hatıralarına sahip çıkan Muratağa, Atlılar ve Sandallar halkına da şükranlarını sunan Üstel, “Sizler çok büyük acılar yaşadınız. Ama hiçbir zaman yıkılmadınız. Toprağınıza, kimliğinize ve devletinize sahip çıktınız.” dedi.
Başbakan Üstel, “Bu müzeye girecek her insan burada yalnızca fotoğraflar ve belgeler görmeyecek. Yarım kalan hayatları görecek. Okuldan evine dönemeyen çocukları görecek. Bir halkın hangi şartlarda var olma mücadelesi verdiğini anlayacak. Devletimizin neden vazgeçilmez olduğunu daha iyi anlayacak. Egemenliğin, özgürlüğün ve güvenliğin değerini bilecek.” diye konuştu.
- “Biz barıştan yanayız... Adada huzurun kalıcı olmasını istiyoruz”
Barıştan yana olduklarını belirten Üstel, adada huzurun kalıcı olmasını istediklerini vurguladı.
Barışın gerçeklerin üzerini örterek ve yaşanan acıları yok sayarak kurulamayacağını söyleyen Üstel, kalıcı barışın temelinin hakikat, adalet, karşılıklı saygı ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi olduğunu dile getirdi.
- “Devletimizden, egemenliğimizden ve özgürlüğümüzden asla vazgeçmeyeceğiz”
“Biz artık acıların yaşandığı günlere dönmeyeceğiz. Devletimizden, egemenliğimizden ve özgürlüğümüzden asla vazgeçmeyeceğiz.” diyen Üstel, Anavatan Türkiye ile omuz omuza geleceğe güvenle yürüyeceklerini kaydetti.
Üstel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugünlerde silahlanma faaliyetlerini artıran, adadaki stratejik dengeleri bozmaya çalışan ve Kıbrıs Türk halkını bu adada bir kez daha yok etme hayali kuranlara sesleniyorum: Asla başaramayacaksınız. Bizde bu inanç, bu kararlılık ve vatanı için canını vermeye hazır bu halk varken, arkamızda bir dünya gücü olan Türkiye sapasağlam dururken bunu asla başaramazsınız. Artık bu hayallerden vazgeçin.”
Muratağa, Atlılar ve Sandallar’da şehit edilenleri rahmetle, minnetle ve saygıyla anan Üstel, “Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde toprağa düşen bütün şehitlerimizin ruhları şad olsun. Bu müze, şehitlerimizin aziz hatırasına, ailelerine, bölgemize ve vatanımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.





