GÜNEY KIBRIS

Dışişleri'nden Rum Hükümet Sözcüsü’nün ifadelerine tepki

Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis’in garantilere yönelik “anakronik” nitelemesine tepki göstererek, adada “esas çağdışı ve geçersiz” olanın Kıbrıs Cumhuriyeti olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkı için “olmazsa olmaz” olduğunu belirten Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk halkının hiçbir hal ve şartta Türk askerinin adadan ayrılmasını kabul etmeyeceğini vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı, yazılı açıklama yaparak, Letimbiotis’in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncesinde Kıbrıs’ın “anakronik garantiler ve işgal ordularından kurtulmuş”, “normal, modern, Avrupalı bir devlet” olması gerektiği yönündeki sözlerine tepki gösterdi.

Açıklamada, bu söylemin Kıbrıs Türk halkının karşı karşıya olduğu köhne zihniyetin son örneğini teşkil ettiği ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

“Çok açıktır ki, adada esas çağdışı ve geçersiz olan, Rum tarafının 1963 yılında silah zoruyla gasp ederek bir Rum devletine dönüştürdüğü sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’dir. İki halkın eşitliğine ve katılımına dayalı olarak kurulan 1960 ortaklık devleti 1963 itibarıyla son bulmuştur. Ancak Rum tarafı, bütün adayı ve Kıbrıs Türk halkını temsil etme iddiası ile yarım asrı aşkın bir süredir geçersizliğini koruyan sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ olma iddiasını sürdürmektedir."

- GKRY temsilcilerinin her fırsatta tarihsel gerçeklikleri saptırma ve uluslararası kamuoyunu yanıltma girişimleri, adada gerilimi artırmadan başka bir amaca hizmet etmiyor"

1974 Mutlu Barış Harekatı’nın Kıbrıs Türk halkının 1963–1974 döneminde maruz kaldığı mezalimi sona erdirdiği ve adada barış ve huzur ortamı sağladığı belirtilen açıklamada, GKRY temsilcilerinin tarihsel gerçekleri saptırma ve uluslararası kamuoyunu yanıltma girişimlerinin gerilimi artırmaktan başka bir amaca hizmet etmediği dile getirildi.

GKRY’nin son yıllarda hızla devam ettiği silahlanma faaliyetleri ve askeri iş birlikleri göz önünde bulundurulduğunda, Kıbrıs Türkü’nün varlığının ve güvenliğinin asli teminatı olan anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden asla vazgeçilmeyeceğinin bilinmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

“Türkiye’nin adadaki varlığı Kıbrıs Türk halkı için olmazsa olmazdır. Kıbrıs Türk halkı hiçbir hal ve şartta Türk askerinin adadan ayrılmasını kabul etmeyecek.

Bu vesileyle, Rum yetkililere, adada kalıcı bir anlaşmanın yalnızca iki bağımsız ve egemen devletin iş birliği temelinde, dolayısıyla Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesiyle mümkün olacağını bir kez daha hatırlatmak isteriz.”