☰
✕
KIBRIS

CTP “Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi”ni sundu...

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), yolsuzluğu ortaya çıktıktan sonra soruşturan değil, daha ortaya çıkmadan önlemeyi hedefleyen “Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi”ni kamuoyuna sundu.

Strateji; bağımsız çalışacak Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’nin kurulmasından mal beyanlarının etkin denetimine, elektronik ihaleden gerçek faydalanıcı siciline, ihbarcıların korunmasından kamu arazilerinin şeffaf yönetimine kadar kapsamlı bir kurumsal dönüşüm öngörüyor.

“Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi”nde üç temel hedef şöyle sıralanıyor: Geçmişteki ciddi iddiaların hukuk içinde araştırılması, gelecekte yolsuzluğu caydıracak bir sistem kurulması ve toplumda yerleşmeye başlayan “rüşvetsiz iş olmaz” algısının değiştirilmesi.

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Amaç bir hesaplaşma değil; kamu kaynaklarını koruyan, dürüst kamu çalışanını güçlendiren, hukuka güveni yeniden kuran ve toplumun itibarını yükselten bir yönetim düzenidir” şeklinde konuştu.
CTP’nin sivil toplum örgütleri, sendikalar ve meslek odalarının temsilcileriyle paylaştığı “Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi”, yolsuzlukla mücadeleyi cezai soruşturmanın ötesine taşıyan bütünlüklü bir yönetim modeli olarak sunuldu.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, ülkede yolsuzluk, kayırmacılık ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin ciddi bir güven sorunu bulunduğunu belirterek, hazırlanan planın geçmişteki iddiaların araştırılması kadar gelecekte yolsuzluğu caydıracak mekanizmaların kurulmasını da hedeflediğini söyledi. İncirli, “Yolsuzlukla mücadeleyi yalnızca suç işlendikten sonra başlayan bir soruşturma meselesi olarak görmüyoruz. Yolsuzluğu önleyen, ortaya çıkaran, soruşturan, kamu zararını geri alan ve dürüstlüğü kamu yönetiminin temel standardına dönüştüren bir sistem kuracağız” dedi.

“Kurallar herkes için işler”

İncirli, kuralların iktidara, muhalefete, seçilmişe, atanmışa ve kamu ile iş yapan herkese aynı biçimde uygulanması için sorumluluk üstleneceklerini vurguladı. CTP’nin hedefinin yolsuzlukla mücadeleyi kişilere bağlı bir siyasi irade meselesi olmaktan çıkararak kalıcı kurumlara, açık kurallara ve denetlenebilir süreçlere bağlamak olduğunu belirten İncirli, sözlerini şöyle tamamladı: “Amaç bir hesaplaşma değil; kamu kaynaklarını koruyan, dürüst kamu çalışanını güçlendiren, hukuka güveni yeniden kuran ve toplumun itibarını yükselten bir yönetim düzenidir.”

Kişi: İktidara neyi, nasıl yapacağımızı bilerek geleceğiz

Toplantının açılışında konuşan CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi de CTP’nin hazırlık sürecinin iktidar değişikliğinin ötesinde bir yönetim programına dayandığını söyledi. Kişi, “Bizim hedefimiz yalnızca iktidarın değişmesi değil, iktidara neyi, nasıl yapacağımızı bilerek geleceğiz. Sorunları tespit etmekle yetinmeyecek, çözüm üretecek ve bu çözümleri hayata geçireceğiz” dedi. Hazırlanan politika çalışmalarının uzmanlık ve uygulanabilir planlara dayandığını vurgulayan Kişi, “Bu çalışmaların her birinin arkasında ciddi bir hazırlık, uzmanlık ve uygulanabilir bir plan var” ifadelerini kullandı.

Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi’ni CTP milletvekilleri Fazilet Özdenefe ve Ürün Solyalı anlattı. Sunuma Emine Dizdarlı ve Ayşegül Baybars da katıldı.

Üç ayaklı kurumsal model

CTP’nin stratejisi üç temel kurumsal ayak üzerine kuruldu.Bu model şöyle tanımlandı:
1- Mevcut kurumları güçlendirmek: Sayıştay, Ombudsman, Maliye Teftiş, Mali Suçlar birimleri, Merkezi İhale Komisyonu ve diğer denetim yapılarının bağımsızlık, personel, dijital altyapı ve raporlama kapasitesini geliştirmek.
2. Yasal ve uygulamadaki boşlukları kapatmak: Kamu ihaleleri, mal bildirimi, çıkar çatışması, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi, gerçek faydalanıcı bilgisi ve ihbarcı korumasında uygulanabilir kurallar kurmak.
3. Başbakanlık Denetleme Kurulu’nu bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’ne (YMO) dönüştürmek.

Yolsuzluğu araştıran kurum, araştırabileceği kişilere bağlı olmayacak

Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’nin sıfırdan yeni bir bürokratik yapı olarak kurulması yerine mevcut Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun dönüştürülmesi öngörülüyor. Yeni yapıda kurum hiçbir bakana veya Başbakana bağlı olmayacak; hangi konuyu inceleyeceğine kendisi karar verecek, Meclis’e ve kamuoyuna rapor sunacak ve suç delili içeren dosyaları doğrudan Başsavcılığa gönderecek.
Otoritenin üç temel işlevi ise araştırma, önleme ve bilinçlendirme olacak. Başkanının açık ve şeffaf bir süreçle Meclis tarafından seçilmesi, sivil toplumun adaylara ilişkin görüş verebilmesi ve başkanın yeniden atanma imkânı olmaksızın yedi yıllık tek dönem görev yapması öngörülüyor.

Mal beyanı alınmakla kalmayacak, denetlenecek

Stratejinin önemli başlıklarından birini de mal beyanı sistemi oluşturuyor. CTP, mevcut sistemdeki temel sorunun beyanların alınmasıyla gerçekten incelenmesi arasındaki boşluk olduğunu belirterek mal beyanlarını aktif doğrulama ve risk tespit mekanizmasına dönüştürmeyi öngörüyor.
Seçilmişlerle mali ve idari yetki sahibi atanmışların beyanlarının dijital ortamda alınması; yasal yetki ve kişisel veri güvenceleri çerçevesinde tapu, vergi, şirket ve banka kayıtlarıyla çapraz kontrol yapılması; açıklanamayan mal varlığı artışlarının incelenmesi ve çıkar çatışması bildirimlerinin aynı sistem içerisinde değerlendirilmesi planlanıyor. Stratejide, ilk denetlenen mal beyanlarının iktidara gelenler ve onların mali-idari yetki verdiği atamalar olacağı da belirtiliyor.

E-ihale ve kamu arazilerinde açık kayıt dönemi

Kamu ihaleleri ve kamu arazileri de stratejinin temel şeffaflık alanları arasında yer aldı. Plana göre zorunlu ve izlenebilir e-ihale sistemine geçilecek; ihaleye katılan şirketlerin gerçek faydalanıcıları açıklanacak; ihale ilanından sözleşmenin tamamlanmasına kadar süreç kamu tarafından izlenebilecek.
“Gizli ihale” istisnasının gerçek güvenlik alımlarıyla sınırlandırılması ve bu kararların yazılı gerekçeye bağlanarak Sayıştay denetimine açılması öngörülüyor. Kamu arazilerinde ise vatandaşların devletin hangi araziyi kime, hangi bedelle, ne kadar süreyle ve hangi gerekçeyle verdiğini görebileceği erişilebilir bir e-kayıt düzeni hedefleniyor.

İhbar edeni koruyan devlet

CTP’nin planında, yolsuzluk veya ciddi usulsüzlükleri bildiren kamu ve özel sektör çalışanlarının korunması da ayrı bir başlık olarak yer aldı. Güvenli ve gerektiğinde anonim ihbar sisteminin kurulması, kamu yararına bildirim yapan kişilerin mesleki ve idari misillemelere karşı yasal güvence altına alınması öngörülüyor.
Sayıştay’ın kamu mali yönetim sistemlerine doğrudan okuma erişimiyle sürekli denetim yapabilmesi, raporlarının otomatik yayımlanması, bulgu ve önerilerin uygulanıp uygulanmadığının takip edilmesi ve Başsavcılığa gönderilen dosyaların akıbetinin kamuya açık biçimde izlenmesi de stratejide yer alan düzenlemeler arasında bulunuyor.
İlk 100 günde Görev Gücü, ilk yıl sonunda bağımsız otorite

Strateji, kurumsal dönüşüm için somut bir takvim de ortaya koyuyor. İlk 100 gün içerisinde “Yolsuzlukla Mücadele Görev Gücü”nün faaliyete geçirilmesi, gerekli yasal düzenlemelerin hazırlanması ve YMO Başkanının seçim sürecinin başlatılması öngörülüyor. Hedef, 12’nci ayın sonunda bağımsız Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’nin çalışmaya başlaması.
İlk yıl içerisinde ayrıca mal beyanı ve çıkar çatışması reform paketinin Meclis’e sunulması, Kamu İhale Yasası reformunun hazırlanması, Gerçek Faydalanıcı Sicili çalışmalarının başlatılması, Sayıştay ve Maliye Teftiş’in güçlendirilmesi, ihbarcı koruma yasasının hazırlanması, kamu kurumlarının ilk Yolsuzluk Risk Haritası’nın çıkarılması ve hedeflerle gerçekleşme düzeyinin kamuoyu tarafından izlenebileceği “Dürüst Yönetim Portalı”nın kurulması hedefleniyor.