Barolar Birliği, Girne açıklarında meydana gelen ve 8 kişinin yaşamını yitirdiği deniz faciasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Faciada hayatını kaybedenlerin yakınlarına bir kez daha başsağlığı dilenen açıklamada, kazanın nedenlerinin ve varsa sorumlularının ortaya çıkarılması amacıyla başlatılan soruşturmanın yakından takip edildiği belirtildi.
Barolar Birliği, böylesine ağır sonuçları olan bir deniz kazasında araştırılması gereken hususun yalnızca gemi şirketi, kaptan veya mürettebatın kusuru olup olmadığıyla sınırlı olmadığını vurguladı.
Açıklamada, idarenin izinlendirme, denetim ve deniz emniyetine ilişkin görevlerini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin de araştırılması gerektiği kaydedildi.
Kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerden, olayın bütün yönleriyle ve idarenin olası sorumluluğunu da kapsayacak şekilde araştırılması gerektiği konusunda toplumda geniş bir mutabakat oluştuğunun gözlemlendiği ifade edildi.
“CEZAİ SORUŞTURMA İDARİ SORUMLULUĞUN ARAŞTIRILMASINI ORTADAN KALDIRMAZ”
Bir deniz kazasında cezai sorumluluk ile idari ve siyasi sorumluluğun aynı nitelikte olmadığına dikkat çekilen açıklamada, cezai soruşturmanın yürütülüyor olmasının kamu kurumlarının görevlerini yerine getirip getirmediğinin ayrıca araştırılması gereğini ortadan kaldırmadığı belirtildi.
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) MSC.255(84) sayılı kararıyla kabul edilen Deniz Kazaları Soruşturma Kodu’na işaret edilen açıklamada, söz konusu kodun deniz kazalarının nedenlerini ortaya çıkarmaya yönelik soruşturmaların nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkin uluslararası standartları belirlediği kaydedildi.
Kodun ilgili maddelerinin, deniz emniyeti soruşturmasının tarafsız yürütülmesini ve soruşturmayı yürüten kişilerin hem kazaya karışan taraflardan hem de kazaya karışan kişi veya kuruluşlar hakkında idari ya da disiplin işlemi yapma yetkisine sahip makamlardan işlevsel olarak bağımsız olmasını öngördüğü ifade edildi.
Açıklamada, bu bağımsızlığın yalnızca kağıt üzerinde kalan bir güvence olmadığı, soruşturmacıların delillerin toplanması ve değerlendirilmesi, kazanın nedenlerinin belirlenmesi, sonuçlara varılması ve güvenlik tavsiyelerinin hazırlanması süreçlerinde dışarıdan müdahale veya yönlendirmeye tabi olmamalarını gerektirdiği belirtildi.
AB DÜZENLEMELERİNE DE İŞARET EDİLDİ
Barolar Birliği, Avrupa Birliği’nin deniz kazalarının araştırılmasına ilişkin 2009/18/EC sayılı Direktifi’nin de soruşturmayı yürüten makamın, çıkarları soruşturmayla çatışabilecek kişi veya kurumlardan örgütsel, hukuki ve karar alma süreçleri bakımından bağımsız olmasını aradığını kaydetti.
Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın konuyla ilgili kararında, deniz güvenliğinin denetimi ve uygulanmasında görev alan kişilerin aynı zamanda deniz kazalarını araştıran kurulda yer almasının Direktifin aradığı bağımsızlığı sağlamadığı sonucuna vardığı ifade edildi.
Açıklamada, burada önemli olanın yalnızca soruşturmayı yapan kişilerin fiilen taraflı davranıp davranmadıkları olmadığı, soruşturulan idari yapı ile soruşturmayı yapan yapı arasındaki ilişkinin de bağımsızlık bakımından önem taşıdığı belirtildi.
“GEMİNİN SEFERE ÇIKMASINA KİM İZİN VERDİ?”
Girne açıklarında meydana gelen deniz faciasında, geminin sefere çıkmasına hangi makamların, hangi denetimler sonucunda izin verdiğinin araştırılması gerektiğini belirten Barolar Birliği, gerekli teknik ve idari denetimlerin yapılıp yapılmadığının, denize elverişlilik ve güvenlik şartlarının sağlanıp sağlanmadığının ve ilgili kamu kurumlarının denetim ve gözetim görevlerini yerine getirip getirmediğinin ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Bu kurumların işlem veya ihmallerinin soruşturmanın konusu olması halinde, aynı kurumların soruşturmanın yürütülmesi veya yönlendirilmesi üzerinde etkili olmasının bağımsız soruşturma ilkesiyle bağdaşmayacağı ifade edildi.
OECD’nin Kamu Hizmetinde Çıkar Çatışmasının Yönetimine İlişkin Rehber İlkeleri’ne de değinilen açıklamada, yalnızca gerçek bir çıkar çatışmasının değil, dışarıdan bakıldığında tarafsızlık konusunda haklı bir şüphe yaratabilecek görünür çıkar çatışmasının da dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Barolar Birliği, bu tür durumların giderilmesi için ilgili kişilerin karar süreçlerinden çekilmesi, yetkilerinin sınırlandırılması veya başka kişilere devredilmesi gibi yöntemlerin uygulanabileceğine dikkat çekti.
Soruşturma süresince ilgili yetkilerden çekilmenin veya geçici olarak el çektirmenin bir suçluluk tespiti olmadığı vurgulanan açıklamada, bunun işlem ve ihmalleri araştırılabilecek kişi veya makamların aynı soruşturma üzerinde yetki kullanmasını önlemeye ve soruşturmanın bağımsızlığını korumaya yönelik bir tedbir olduğu kaydedildi.
BAROLAR BİRLİĞİ’NİN TALEPLERİ
Kıbrıs Türk Barolar Birliği, facianın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla şu taleplerde bulundu:
Kazaya ilişkin tüm teknik kayıtların, izin ve ruhsat dosyalarının, denetim kayıtlarının, kurumlar arası yazışmaların ve diğer delillerin gecikmeksizin muhafaza altına alınması,
Kazanın yalnızca gemi şirketi, kaptan ve mürettebat bakımından değil, ilgili kamu kurumlarının izin, denetim ve gözetim görevleri bakımından da araştırılması,
İdarenin herhangi bir kusuru veya ihmali bulunup bulunmadığına ilişkin incelemenin, sorumluluğu araştırılabilecek bakanlık ve kurumlardan bağımsız şekilde yürütülmesi,
Soruşturmanın konusu olabilecek makamların soruşturmanın kapsamı, delillerin toplanması ve değerlendirilmesi ile soruşturmanın sonuçları üzerinde herhangi bir etkide bulunmamasının güvence altına alınması,
Gerekli olması halinde soruşturmanın konusu olabilecek siyasi veya idari makamların soruşturmayla ilgili yetkilerinin geçici olarak başka bir makama devredilmesi veya soruşturma süresince bu yetkilerin kullanımından çekilmelerinin sağlanması,
Soruşturma sonucunda cezai sorumluluğun yanında varsa idari ve siyasi sorumluluğun da ayrıca ortaya konulması.
Açıklamada, Girne açıklarında meydana gelen deniz faciasının bütün yönleriyle aydınlatılması ve benzer olayların yeniden yaşanmaması için soruşturmanın yalnızca bağımsız yürütülmesiyle yetinilmemesi, bu bağımsızlığın kurumsal olarak da güvence altına alınması gerektiği belirtildi.
Kıbrıs Türk Barolar Birliği, üzerlerine düşen her görevi yerine getirmeye hazır olduklarını da ilgili makamların ve kamuoyunun bilgisine sundu.